Özgürlük Kavgası - Eskişehir Gündem Haber
7 Ocak 2026 Çarşamba
  • İletişim

Eskişehir Gündem

Advertisement
  • Ana Sayfa
  • Güncel
  • Spor
  • Asayiş
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Otomobil
  • Ekoloji
  • Teknoloji
  • Medya
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Ana Sayfa
  • Güncel
  • Spor
  • Asayiş
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Otomobil
  • Ekoloji
  • Teknoloji
  • Medya
  • Yaşam
  • Yazarlar
Eskişehir Gündem

Özgür TIKIZ

Özgürlük Kavgası

15 Şubat 2008 Cuma
18.397
kez okundu
FacebookTwitterTelegram

Tarihi gelişim sürecini inceleme şansınız olmuşsa ve kulaktan dolma bilgiler ötesinde okuyarak birşeyleri öğrenmek için farklı yolculuklara bir çok değişik kitap arasında yola çıktıysanız mutlaka bu gelişim sürecini ve geldiğimiz noktayı belirli entelektüel bir elekten geçirebilmişsiniz demektir.

 

Bugün size sitemizin yazarları hakkında kısaca bilgi vererek başlamak istiyorum yazdıklarıma. Sitemizde şuan köşe yazarı olarak farklı düşüncelerden 4 tane yazar yazılar yazıyorlar. Bunların yazılarını veya en azından yazdıkları yazıların başlıklarını gözden geçirmiş iseniz düşüncelerinin ve savunduklarının aslında birlerinden ayrı noktalarda duran bir mozaikten oluştuğunu görebilirsiniz!

 

Bizler bunu bu web sitesi altında gerçekletirdik. İnsanlara farklı pencerelerden gördüklerimizi farklı üsluplarla anlattık ve anlatmaya da devam ediyoruz. Biz gerçekten özgürlüklerden yanayız. Farklı dil, din, ırk, inanış, cinsel kimlik gibi konularda saplantılarımız yok ve bu bağlamda herkesin konuşabilme ve elbetteki yaşabilme özgürlüklerini savunuyoruz.

 

Amacımız bildiğimiz, gördüğümüz doğruları ifade edebilmek ve gözünüzün kenarından kaçan bir ayrıntıyı görmenizde aracı olabilmek amacıyla buradayız.

 

Mesela farklı cinsel kimlikleri taşıyan insanlara karşı ön yargılarımız vardı bir zamanlar ama yaşadıklarımızda aslında onların bir meta değil, tıpkı bizler gibi bir insan olduklarını fark edebildik. İnsan olarak değerlendirmemiz gerektiğini ve onların bu toplum mozaiğinde bir yerlerinin olduğu ve onlar olmadan, onların kendi tercihlerini yaşayamadan var olmalarının aslında bu mozaikte birşeylerin eksik kalmasına neden olduğu anladık. Ünlü oyuncu Tom Hanks’in Philadelphia filmini izleyenleriniz mutlaka vardır...   Bu filmdeki canlandırdığı karakterde AİDS olan bir eşcinsel avukatın yaşamını gözler önüne serer usta oyuncu.

 

Filmde, bir insanın tercihleri nedeniyle nasıl baskılara maruz kaldığını ve varlığını kabul ettirme mücadelesini gördük. Onun yaşadıklarına üzülüp filmin sonunda anlaşılabilmesini umarak perdenin kapanmasını bekledik... Çünkü, gördüğümüz tıpkı bizim gibi hüzünleri olan, acı çeken, baskı altında kalan ve sadece kendi olabilmek adına cinsel kimliğini yaşama mücadelesi veren bir insana yapılan zulümdü... Çünkü, kelli felli kariyer sahibi, toplumda belli bir kariyerleri olan insanlar bu adamı kendileri gibi olmadığı için dışlıyorlar, baskı ile onu aralarında uzaklaştırıp, tercihlerini değiştirmek istiyorlardı.

 

Ki eğitim sistemlerinde aslında uygulananlarda hemen hemen her toplumda aynıdır. Tek tip insan modeli yaratabilmek. Bunu şöyle bir örnekle “Sevgi” kitabında anlattan eski bir eğitimci olan Leo Buscaglia çok güzel anlatmış.

 

“Hayvanlar okulu var ve kedi, köpek, kuş, tavşan hepsi aynı sınıfta ders görüyorlar. Birinci ders kazma dersi ve tüm öğrencilerden kazmaları isteniyor. En iyi kazıcı tavşan elbette ki hemen kazıyor ve yıldızlı bir 5 alıyor öğretmeninden, ardından sıra kuşa geliyor. Ama onun yaratılış itibari ile tavşan gibi kazabilmesi mümkün değil. Ancak dersi geçmesi için kazabilmesi gerekiyor. Başlıyor kazmaya. Derken kanadı kırılıyor bu kazma çalışması sırasında. Eh o da o kadar uğraştı ona da geçer bir not verelim diyor öğretmen. Ardından sıra uçma dersine geliyor. Uçacaklar... Ama bu kez tavşan çaresiz, salıyor kendini boşluğa ve oda kırıyor bir ayağını. Kuş zaten kanadını kırmış o da uçmayı beceremiyor. Kolunu kıran tavşansa kazma becerisini yitiriyor doğal olarak.”

 

İşte gerçekten eğitim sistemini ve toplum içinde bireylerden beklenenleri anlatan çok güzel kısa bir örnek. Bizlerden de olduğumuz şeyleri bırakıp farklı olmadığımız biri olmamız bekleniyor. Bunun adına da kimi özgürlük, kimi laiklik, kimi çağdaşlık diyor...

 

Evet, olmamızı istenen şeyleri olmak istemiyoruz. Çünkü bir zamanlar ünlü düşünür Hegel’in de dediği gibi ve Fucuyama’nın “Tarihin Sonu, Son İnsan” adlı kitabında anlattığı gibi bizler kendimiz olabilmek için mücadele ediyoruz. Olduğumuz gibi kabul edilebilmek için. İnsanoğlunun genel yapısında bu var. Her birey olduğu gibi kabul görme arzusu taşıyor ve tüm çatışmalarda bundan kaynaklanıyor. İşte Fucuyama kitabında tarihin sonu derken düşünce tarihinin geldiği son noktayı ve Liberal Demokrasi kavramının insanın kabul görme arzusunun karşılayabilen tek sistem olduğunu ifade ediyor. Gerçektende herkesin istediği temel hak ve özgürlükler içinde asıl amaç insanların kendi kimliklerinin oldukları gibi kabul edilebilmesi.

 

Yani bugün başörtüsü için mücadele veren de, eşcinsel olduğu için mücadele verende kendi kimliğinin kabul edilmesini istiyor aslında.

 

Tüm bunların kabul edilmesini isterken de kimsenin rejimin değişmesi gibi bir beklentisi de yok elbette ki. Herkes var olduğu gibi kabul görmek ve yine diğer insanları oldukları gibi kabul etmek istiyor.

 

Bugün küçük bir bebek bile aslında kendi varlığını kabul ettirmek için aynı çabaları sergiliyor. Onun isteklerine uymazsanız, sevdiği şeylere saygı göstermezseniz yapabildiği tek şeyi yapıyor, ağlıyor çığlıklar atıyor. Çünkü, insanın gerçekten olduğu gibi kendini yaşayabilmesi ve ifade edebilmesi gerekiyor. Yaradılışı gereği bunu hissediyor.

 

Tıpkı benim futbol maçlarını seyretmeyi sevmediğim gibi, başka birisi de sinema seyretmeyi ya da tiyatro izlemeyi sevmiyor. Yada klasik müzik dinlemek yerine halk müziği yada arabesk dinlemeyi tercih ediyor. Nasıl bunlar için saygı göstermemiz gerekiyorsa bizleri biz yapan konularda saygı göstermemiz gerekiyor. Çünkü benim kitap okurken aldığım hazzın aynısını maç seyrederken alıyor bunu sevenler. Gerçekten de mutlu oluyorlar ve severek bunu yapıyorlar. Bu durumda benim onların maç seyretme alışkanlıkları ve aldıkları hazzı eleştirme hakkım olabilir mi? Yada klasik müzik dinleyen birinin arabesk dinleyen birini küçük görebilme gibi bir hakkı olabilir mi?

 

Yani işin özü, demokrasi, eşitlik, laiklik maskesi altına saklanıp. Ardından insanların özgürlüklerini sınırlamanın bir mantığı ve açıklaması olamaz.

 

Zira bugün “Haydi Kızlar Okula Kampanyasını” yapanlar eğitim hakları elinden alınanlara sahip çıkmadıkları için bugün bu insanların mağduriyetini kullananlar var. Çünkü siz asıl sahiplenmesi gerekenler buna sahiplenmediniz. Çünkü özgürlüklerden, eşitliklerden bahsederken sadece kendi varlığınızı ve sizin gibi düşünenleri göz önüne aldınız hep.

 

Laiklik derken, kurban bayramlarında insanların kestikleri kurbanların derilerinin baskıcı bir mantıkla toplatılıyor olması sizleri rahatsız etmedi hiç. Yada geçen gün yaşadığı mağduriyeti anlatan tesettürlü bir genç kızın anlattığı gibi. Kayıt için gerekli paraları yatırırken başının üzerindekileri görmeyip parasını aldıklarını ama kapıdan içeri sokmaya gelince birden başındakini görenlere tepki göstermediniz. İçeri sokmadınız, ama parasını aldınız!

 

Amerika’nın Özgürlük getirme adına Irak’a gidip anarşist bir ortam yarattığı ve insanları katlettiği gibi özgürlük adına mücadele eden sizler bu kadınları savunma adına onları toplumun dışına kamusal alan dışına attınız.

 

Demediniz ki vergilerini alırken bu insanlara  sen kamusal alanlardan yararlanamazsın, okuyamaz, kamuda memur olup maaş alamazsınız. Onunu için vergini daha az alacağız normalden!

 

Çünkü vergi vermek demek, herkesin her konuda hakkı olduğunu ve bunun eşit olduğunu göstermektedir. Ben vergi veriyorsam elbette ki bunun ardını aramaya ve gerekeni sormaya hakkım da doğuyor demektir. Benim verdiğim vergilerle maaş alanların beni dışlamaya, benim verdiğim vergilerle düzenlenen bir resepsiyona katılmaya elbette oraya katılan herkes kadar benim de hakkım vardır.

 

Bugün yapılan yanlışlıklar anlatmakla bitmez elbette ki. Ancak demokrasi kazanımları gerçekten düşünce tarihinde anlatıldığı gibi çok zor mücadelelerle olmuştur. Tepeden inme bir demokrasi elbette ki sindirilmemiştir aslında. Onun için demokrasi, eşitlik gibi, yenilikçi gibi kavramları tekellerine almaya kalkan dikta zihniyetliler hala bunu sindirebilmiş değillerdir.

 

Elbette herkesin özgürlük sınırı vardır ve bu sınır başkasının özgürlük alanında kısıtlı kalacaktır. Ancak bir insanının kendi olmasının ve bu şekilde yaşamasının sınırı nedir ki! O zaman toplumda herkesi devlet memurlarının giyinme kurallarına uygun olarak giyinmeye zorlayalım. Yani favorileri kes, top sakal bırakma, her gün sinek kaydı traş ol. Yoksa sende giremezsin üniversiteye...

 

Böyle bir mantık kabul edilebilir mi? Elbette ki edilemez. Yani erkeklerin yaptıkları bir çok şeyler kabul görüp üniversite kapılarından içeri girebilirlerken kadınlara bir çok konuda sınırlamalar getiriliyor.

 

Elbette biz tüm özgürlükleri savunuyoruz. Herkesi olduğu gibi kabul ediyoruz. Çünkü bizler bu ülkede doğduk ve bu ülkede yaşayıp bu ülkeyi yarınlara taşıyacak olan çocukları yetiştireceğiz. Bu kadar basit bir konu ile insanların arasını germeye ve insanlara baskı yapmaya çalışmanın hiçbir yararı olmayacaktır.

 

Bizler yarınlara umutla bakabilmek istiyoruz. Var olduğumuz gibi kabul görelim istiyoruz. Herkesin özgürce yaşabileceği bir ülke hayali kuruyoruz.

 

Yani laf olsun diye çıkıp caka satan, laikliğe bağlılık yemini edip cumhuriyetimizi bölmeye çalışanlara göz yumanlar! Lütfen artık ciddi olarak düşünün... Ülkeyi bölmek için çabalayanlar mecliste, masum insanların kanını dökmeyi haklı görenler mecliste... Ülkemizin ekonomik çöküntüye girmesi için çabalayanlar her yerimizi sarmışlar. Karış karış vatan topraklarını alıyorlar.

 

Bizlerse elimizdeki güçlerin farkında değiliz. Tarımı, hayvancılığı, tekstili bitirmeye çabalıyorlar. Asıl son kaleler bunlar aslında... Eğer bunlar gider ve özgür olamazsak o zaman gidecek diye korktuğumuz şeyler zaten elimizden alınacak. Özgür olmayanın hiç birşeyi olamaz...

-AdRiver-

Diğer Yazıları

Halka Rağmen Dönüşüm Olmaz, Hele Ki Rant Hesapları İle Hiç Olmaz

Eskişehir’i Babalarının Çiftliği Gibi Kullananlar, Bugün Çıkmış ‘Çiftliğe Çeviremezsiniz’ Diyor!

Bu Kafayla Hiçbir İşi Yapmaya Gerek Yok

Mezbahasız Büyükşehir Olmaz!

Emlak Vergisi Oyunu: Belediyeler Vatandaşı Soyarken Bakanlığa Suç Atıyor!

Adalet de “Eşkıya Yılanoğlu”na Kaldı — Sahte Diploma Sahnesinde Tersyüz Olmuş Semboller

YEŞİL DALGA GELDİ, PEKİ YA ESKİ ZİHNİYET NE OLACAK?

Bisiklet Yolları ve Kent Planlaması: Bir Dönüş Probleminin Düşündürdükleri

Pirince Giderken Eldeki Bulgurdan Olduk: Eskişehir Stadyum Tartışması ve Kaybedilen Milyonlar

Yunus Emre’nin Adına Yakışmayan Tartışma

"İsim mi, Gelir mi? Eskişehirspor’un Stadyum Tartışması"

Hukuk Tanımaz Tavırlar ve Sokakları Karıştırma Çabası

Köylünün Silosunu otel yapanlar kamusal çıkardan bahsediyor

Son düzlükte değişim ile statükocular başa baş gidiyor

Belediyenin sadece kentsel dönüşüm değil, yol konusunda da karnesi kırık

Anketler o kadar mı kötü? Artık neden medet umacaklarını şaşırdılar

Neden Ünlüce olmamalı?

TOKİ’ye köstek olanlar TOKİ mağdurlarına destek oluyorlar

Büyükerşen, 25 yılda 26 sözü tamamlayamadan başkanlığı bırakıyor

Madem efsanesin, bağımsız aday ol da namın yürüsün bari!..

Ne yapacaktı Büyükerşen’e, herkesin içinde git mi diyecekti?

Algı operasyonları anketlerle yeniden başladı

185 bin nüfuslu Linz’in tramvaylarıyla buraya kadar

Erşen değil, Engelşen (miş)

Büyükerşen’in en zor seçimi olsa gerek!

Çavuşoğlu Ak Parti’nin Büyükşehir Adayı mı?

Adam gibi davransaydınız da size oy verseydik!..

Yerel seçimlere doğru Eskişehir’in hali..

Asrın seçiminde kazanan Türkiye Yüzyılı oldu

Ankara’nın Melih’i Var da Eskişehir’in Neden Olmasın

Yine aklımızla da hafızamızla da alay mı ediyorsunuz?

Açıklıyorum! Ben de Başkanlığa Adayım 26 Söz Veriyorum!...

Kendileri Kaçak Yapmaya Alışkın Olunca HER İNŞAATI KAÇAK SANIYORLAR

15 Temmuz’da Postallardan Medet Umanlara Karşı Meydandaydık

Eskişehir Basının Festival Sarmalı

Yoga Bahane, Algı Şahane

Yerel Medyanın Anketle İmtihanı!

Türktelekom’lu olmayan pişman, olan bin pişman!

Bu da Nereden Çıktı! Kanalizasyon Katılım Payı İSTEDİLER

Hamamyolu Sizin Dipsiz Kuyunuz mu?

Karşı Olduğumuz Şey Tramvay değil, DRAMVAY

Kimliğinden Koparılmış Kentle TURİZM BURAYA KADAR!

Emre Kınay’ın Sözleri ve YEREL YÖNETİM GERÇEĞİ

Bizim de İhtiyacımız Olan Böyle Projeler!

Reis Öder!

Kaskı Kafasına Takmayanın Maskesini Doğru Takmasını BEKLEME

Gaziray ve Hatırlattığı Geçmiş: 8 Milyonluk FARK

“Yaptım ama Sor Bir Niye Yaptım”

Doktor Bu Ne? Şebeke Suyu Çay ve Yemek Yapmaya Müsait Değil mi?

Peki Şimdi Tepebaşı Bölgesindeki Tüm Tarlalarda PREFABRİKLER Yükselirse!

Yol Muamması: Çevreyolu İhtiyaç mı Yoksa Sadece Hedef Şaşırtmaca mı?

Kart Akıllı Ama Uygulama İLKEL: Neden İnternetten Yükleme Yapılamıyor

Boş Binalar Ne Olacak ONU DÜŞÜNDÜNÜZ MÜ?

Tülomsaş mı? 10 Santimetre Ne Kadar Önemliymiş Bir Kez Daha Düşünün..

Canımızı Acıttın BÜYÜKŞEHİR

Yerel İsrafa DUR DEMEYECEK MİSİNİZ?

Asfalt Parası Yasal Zorunluluksa, KANUNLARI MI ÇİĞNİYORSUNUZ?

Devlet Vatandaşına Tuzak Kurmaz!

Ağustos Böceği ve Sigortası Atan Karınca MASALI

Bu Sorunun YANITI VAR MI? Asfalt Parası Alınmasın da Diyen Aynı Kişilerdi

Bayramsa Bayramınız Mübarek Olsun (!)

Böyle Projeler Belediye Başkanlarında YOK

Masanın Adı Beyaz da, Mavi de, Halk Da Olsa İCRAAT AYNI

Pimaşla GİDER, Ancak Bir Yere Kadar GİDER

Eskişehir’li Fikrinin Sorulmasına Alışkın Değil ki!..

ETO: E(tine) T(üyüne) O(rtak mı)

Toplu Ulaşımdan Kaçan TRAFİKLE BOĞUŞUYOR

3. Üniversite Basiretsizliği: Herşey Kabak Hayaline Takıldı

Sosyalmedyafobik Belediye Odunpazarı

KİMLİĞİNDEN KOPARILMIŞ ŞEHİR

Gelişmişlik Neden Rakamlara Yansımıyor

İnanmazsanız Başaramazsınız!

Yama Kültürü Sınırlarımızı Aştı

Eskiye Rağbet Olsa, Bayata Nur Yağardı!

Katılma Payı Muamması!

Belediyecilikte de Tekelleşme Olur mu?

Bu işler böyle biter mi?

Komik şehir “Eskişehir”

Çevre Yolu Komedyası!..

Şehir Trafiği SOS veriyor, Suçlusu Aranıyor

Selçuklu Vurgusu Yanlış mış?

Bankaların telefon oyununa dikkat!

Bu nasıl iş böyle!

“Ben yaptım oldu” Mantığına İsyan

Ayhan Kavas’ın “Müjde” Rahatsızlığı

#konuşuptaRiskeGirmeyin

Avrupa Masalı Buraya Kadar mıydı?

Eskişehirliye Eskişehir Haram mı?

Eski Sistem Kaka; Yeni Sistem Harika

Eski’den yine garip açıklamalar

Çevre Yolu Hız Muamması

Kazanan Belli de, Kaybeden Kim?

Tivibu Aboneliğine Evet Demeden Önce Düşünün

Bir varmış, bir yokmuş

Yazımız Ses Getirdi!

Geri Dönüşüm Kutuları Mikrop Saçıyor

Hangisi Karınca?

Güçlü Türkiye Önce Olmasın!

Sus Payı mı?

YİTİRİLMİŞ(!) HAYATLAR

Seçimlerin Ardından...

Burası Senin Yerin!..

The Other

Asfaltlara da Avrupa Standardı!

Eskişehir Sizsiniz!..

Vatmanlar Biraz Dikkat!

İsimleri Tartışıyoruz

Neyi Paylaşamıyorsunuz ki?

Süperlig’de İlk Maçın Ardından

Süperlige Doğru ESES’te Neler Oluyor?

Halkın ekmeği ile oynamayın artık

Mucizeler Ülkesi

Market Alışverişlerinde Dikkat!

Tesadüf mü?

Özgürlük Kavgası

Herkes Mutsuz!

Bizim için önemlisiniz, sigara içmemelisiniz!

İki yüzlülük mü?

Ne sıkıntılar çektik?

Fikir ve Emek Hırsızlığı

KDV İndirimi ve Uygulamalar

Mithat Körler Ve Biz Eskişehirliyiz

Hakemler Bize Karşı mı?

Kalemşörler

Şehrin ruhu!

Kurallara Uymazsan Buna Benzersin

Demokrasi kazandı

Ticaret Odası Kimi Kandırıyor?

Dokunulmazlar!

Bağımsız Adaylık!

Allah’tan İstanbulu Yönetmiyorsunuz!

Bu ne perhiz!

Değişim başladı

Eskişehir’e Eskişehirli Olmayan Adaylar

En Çok Okunanlar

Harç değil Haraç: Türkiye’de başka hiç bir belediye Katı Atık Bedeli Almıyor

Harç değil Haraç: Türkiye’de başka hiç bir belediye Katı Atık Bedeli Almıyor

Güncel

Eskişehir’de Minibüs Güzergahları Değişti: İşte Hat Hat Yeni Rotalar!

Eskişehir’de Minibüs Güzergahları Değişti: İşte Hat Hat Yeni Rotalar!

Güncel

Yeşiltepe’de Kentsel Dönüşüm Tartışması Büyüyor: Referandum Sözü Tutulmadı

Yeşiltepe’de Kentsel Dönüşüm Tartışması Büyüyor: Referandum Sözü Tutulmadı

Güncel

Eskişehir Soğuğunda Katı Atık Ödeme Çilesi: Vatandaşlar Kuyruklara Tepkili

Eskişehir Soğuğunda Katı Atık Ödeme Çilesi: Vatandaşlar Kuyruklara Tepkili

Güncel

Eti Maden’den Bor ve Nadir Toprakta Dünya Liderliği Hamlesi

Eti Maden’den Bor ve Nadir Toprakta Dünya Liderliği Hamlesi

Ekonomi

İş Görüşmesine Gitmek Cesaret İster Oldu: Ulaşım Yok, Köpek Çok!

İş Görüşmesine Gitmek Cesaret İster Oldu: Ulaşım Yok, Köpek Çok!

Güncel

Eskişehir’in Vitrini "Ömür" Çürüyor: Orhangazi Mahallesi Hizmet Bekliyor

Eskişehir’in Vitrini "Ömür" Çürüyor: Orhangazi Mahallesi Hizmet Bekliyor

Güncel

“İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik” Değişti: İşte Tüm Yenilikler

“İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik” Değişti: İşte Tüm Yenilikler

Ekonomi

Kış Hastalıklarına Karşı Uzman Uyarısı: Bulaşma Riski 10 Kata Kadar Artıyor!

Kış Hastalıklarına Karşı Uzman Uyarısı: Bulaşma Riski 10 Kata Kadar Artıyor!

Sağlık

Lüks ve Konfor Bir Arada: Nazen Söğütönü Daireleri Eskişehir’de Satışa Çıktı!

Lüks ve Konfor Bir Arada: Nazen Söğütönü Daireleri Eskişehir’de Satışa Çıktı!

Ekonomi

Eskişehir gündemindeki haberler ve Eskişehirlileri ilgilendiren ulusal konular ve haberler gundem.eskisehirburada.com adresinde

Her zaman sizinle gundem.eskisehirburada.com

Bizi sosyal medyada da takip edin

  • Ana Sayfa
  • Güncel
  • Spor
  • Asayiş
  • Ekonomi
  • Siyaset
  • Eğitim
  • Sağlık
  • Kültür Sanat
  • Otomobil
  • Ekoloji
  • Teknoloji
  • Medya
  • Yaşam
  • Yazarlar

Eskişehir Gündem